Haber & Etkinlikler

Yalancı Kelebeğin Nimfleri Avrupa Yakası Korularında Görülmeye Başlandı

Yalancı Kelebeğin Nimfleri Avrupa Yakası Korularında Görülmeye Başlandı

Ricania simulans (Walker, 1851)

Uzak Doğu kökenli olan bu zararlının, Karadenizin yumuşak iklim bölgelerinde Gürcistan’da mevcut olduğu, daha sonra buradan ülkemize 2007 yılında girdiği ve zamanla özellikle Rize- Artvin ve Trabzon Araklıda zarar yapmış.2015 yılından itibaren istanbulda boğaz hattı boyunca ve şilede yoğun görülmüştür. Zararlının nimflerine bölgede yoğun olan bitkilerden en çok fasulye, kivi, yabani böğürtlen, ortanca, incir, kızılağaç, karayemiş, çay ve asmada yoğun görülmüştür. Ayrıca zararlı eğrelti otu, ısırgan, fındık, akasya, pelin,yeni dünya, lavanta, üç yaprak, ceviz, yabani hurma, elma, mandalina, kestane, hıyar ve patlıcanda da beslenmektedir. Yumurtadan çıkan Nimfler ilk önce tarım alanlarının çevresinde mevcut olan mürver,üç yaprak, yabani böğürtlen, ısırgan ve pelin gibi yabancı otlar ve asma gibi yumurtaların yoğun olarak bırakıldığı bitkilerde görülmekte ve daha sonra buralardan kültür bitkilerine geçmektedir. Kısaca zararlı ergin ve nimfleri bulunduğu alandaki hemen her bitkinin üzerinde bulundukları, fasulye ve hıyarda özellikle çiçeklenme döneminde yoğun olarak zarar yapmaktadır.

Zararlı bu yıl içerisinde İstanbul da haziran ayında Hacıosman bölgesinde dut ve ligustrum ağaçlarında görünmüştür.

ZARAR ŞEKLİ

Ergin ve yumurtadan çıkan nimfler ağız yapılarının sokucu-emici olmasından dolayı bitkilerin özsuyunu emerek ve erginler yumurta koyarak zararlı olurlar. Tek yıllık bitkilerde yoğun popülasyonlarda (fasülye, salatalık, gibi) zararlının beslenmesi sonucu bitkilerin kurumasına, çok yıllık bitkilerde ise beslenirken çıkardıkları tatlımsı madde üzerinde mantarların gelişmesi sonucu meyve ve yaprakların kararmasına (fumajin) neden olurlar
Konukçuların daha çok dip sürgünleri ve taze uç sürgünlerinde beslenmektedir. zararlının bulunduğu alanlardaki diğer konukçuların çoğunlukla kurumak üzere olan dal ve sürgünlerine yumurta konularak bu dokuların tamamen kurumasına neden olmaktadırlar.

BİYOLOJİSİ

Erginler Temmuzun ikinci haftasıının başından ekim ortasına kadar doğada görülmüştür..Erginler yumurtalarını ağustosun üçüncü haftasından koydukları tespit edilmiştir.asma, çay, fasulye,kivi, yabancı otlar, diğer sebze ve meyvelerin ince dallarının yaklaşık 2-3 mm kabuk altına bırakmaktadır. Zararlı yumurta koymak için daha çok kuru ya da kurumaya yüz tutmuş sürgünleri tercih etmektedir. Üzüm asmalarında ise bitkinin tutunmaya yarayan sürgünleri (sülük) erken dönemde kurumaya başlamakta ve zararlı yumurta koymak için buraları çok yoğun bir şekilde kullanmaktadır.Gözle bakıldığında yumurta yerleri net olarak belirli değildir.Kışı yumurta halinde geçirmektedir. Zararlı yılda bir döl vermektedir.Zararlının mayıs sonu haziran başı itibariyle ilk nimfleri çıkar. Bunların uçma yeteneği olmayıp sıçrama özellikleri vardır.Çiftleşen erginlerin ağustos ayından itibaren yumurta koymaya başladığı ve yumurtalarını özellikle otsu ve çok yıllık bitkilerin kurumakta olan sürgünlerinde ve yarı odunsu ince dallarında kabuk dokusu altına bırakmaktadırlar. Nimflere ağustos ortasına kadar rastlanmıştır. Zararlı 5 nimf dönemi geçirdiği tespit edilmiştir Her nimf dönemi yaklaşık 15-22 gün arasında değişmektedir. Erginlerin doğada yoğun olarak temmuz sonu ağustos başında bulunduğu ve çiftleşen dişilerin ağustos başından itibaren yumurtalarını otsu bitkiler ve çok yıllık bitkilerin kurumakta olan ince sürgün ve dalcıklarına bırakmaktadır. Ergin dişiler, özellikle ucu kesilmiş ve geriye doğru kurumaya başlayan dal veya sürgünleri yumurta bırakma yeri olarak tercih etmektedir. Bunun yanında özellikle asmadaki tutunucu sürgünlerin kurumaya başladığı dönem ile dişilerin yumurta bırakmaya başlamasının aynı döneme denk geldiği ve bu organlara çok yoğun yumurta bıraktıkları tespit edilmiştir. Dişi yumurtalarını kabuk altına bitki dokusu içerisine tespih tanesi gibi düzgün bir hat boyunca dizer ve bir yumurta dizininde yaklaşık olarak 5-35 adet yumurta bulunmaktadır. Bitki dokusunda yumurta bırakılan yerlerin bir hat şeklinde tırtıklı ve yumurta bırakılan dokuların kabarık oldukları belirlenmiştir. Yumurta konulan dokular ve açılan yaralar kolayca görülebilmektedir (Şekil 4 g,h). Otsu bitkilere yumurtaların uçtan itibaren konulmaya başlandığı ve genellikle sadece yumurta konulan kısmın kuruduğu tespit edilmiştir. Ancak bazı odunsu bitkilerde yumurta konulan yan dallar veya sürgünlerin de kurumasına neden olduğu belirlenmiştir.

Dişileri bitki dokularını oyarak içerisine yumurta koyarlar. Doku içerisine yumurtalar gruplar halinde konur. Yumurta sayısı 50 civarında olup, yumurtalar kışlamaktadır. Yumurtalar oval yapıda olup, şeffaftırlar. Yumurtlama dönemi Ağustos ayı başında olmakta, Mayıs ayı içinde yumurtaların açılımı gerçekleşmektedir. Bu açılım kışın yumuşak ve ser geçmesine göre erken veya daha geç gerçekleşmektedir. Kışın yumuşak geçmesi yumurtaların erken açılmasına ancak yeteri kadar yiyecek bulunmaması nedeniyle popülasyonlarında açlığın getirdiği kırılmalara neden olmaktadır.

Nimfler sarı renkte olup kahverengi lekeler vardır. Olgun nimfler tavus kuşunu andırırlar. Beyaz beyaz parlayarak koloni oluştururlar.

Yanlış olarak kelebek denilmesine karşın görünüşünün dışında kelebekle bir ilgisi bulunmamaktadır. Erkekleri daha küçüktür. Hem nimfler hem erginler bitki özsuyunu emerler. Ülkemizde problem oluşturmaları anavatanlarından yıllardır var oldukları bölgelerden uzakta kalması buraya doğal olmayan yollardan taşınmaları (Sarp kapısının açılmasından sonra fidanlarla) nedeniyle doğal düşmanlarınıda birlikte gelemeyişindendir. Gürcistan da 50 yıla yakın bir müddettir varlıklarının tespit olması ancak bizde ki kadar yoğun bir popülasyon ve zararın belirgin olmayışı doğal düşmanının bulunmasındandır.

Yumurta konulan dokular ölmektedir. Yumurtalara yarı odunsu bölgelerde de olduğu gibi taze sürgülerdede rastlanmaktadır. Taze sürgün olan her bitkide zararı görülmektedir. Yetkiller, Ricania simulans´ın çay da ekonomik belirgin bir zararı olmadığı belirtiyor. Bunda da sürekli hasat sayesinde yumurtaların bitkiden uzaklaşmasıyla sağlanan kendinden oluşan kültürel mücadelenin etkinliğine işaret ediliyor. Bu diğer bitkilere göre yumurtaların çayda diğer daha az sayıda olarak bir kış dönemi geçirmesinde etkin oluyor.

KİMYASAL KONTROL

Zararlının biyolojisiyle ilgili elde edilen somut sonuçlardan kültürel mücadeleye yönelik çıkarımlar elde edilebilir. Çünkü R. simulans’a karşı mekaniksel mücadele dışında herhangi bir mücadele önerilmemekte, zararlının kış dönemini konukçu bitkilerin kurumuş ve kurumak üzere olan dal veya sürgünlerinde yumurta döneminde geçirmeleri nedeniyle bir sonraki yıl nimfler çıkmadan önce bahçelerin temizlenmesi ve yumurta ile bulaşık bitkilerin veya dalların imhası popülasyonu büyük ölçüde düşürecektir. Ayrıca, biyolojik mücadelesine yönelik olarak Güçlü et al. (2010)’nın Rize (Merkez)’de R. simulans’a karşı Lecanicillium muscarium’un etkinliği ile ilgili laboratuar ve arazi şartlarında yapmış oldukları çalışmada L. muscarium’un nimflere etkinliğinin erginlerden daha fazla olduğu, Lm4 izolatının, R. simulans’ın doğal koşullarda kontrolü amacıyla kullanılabilecek potansiyele sahip olduğu belirtilmektedir. Ak et al. (2013), 2009-2011 yıllarında zararlının nimflerine karşı Azadirachtin (400 ml/100 L) ve Spinosad (35 ml/100 L)’ı denemiş; Azadirachtin’in %30, Spinosad’ın ise %71.2-78.7’lik bir etkinlik gösterdiğini bildirmiştir. Ancak Saruhan et al. (2006)’nın bildirdiği gibi, özellikle çay zararlılarının popülasyonlarının doğal düşman baskısı altında doğal dengede olması nedeniyle, bu bölgede yetiştirilen çay ile iç içe olması nedeniyle çay zararlılarının doğal düşmanları üzerine olumsuz etki yaparak çay Türkiye için yeni bir zararlı Ricania simulans (Walker, 1851) (Hemiptera: Ricaniidae) 186

zararlılarının doğal dengesinin bozulabileceği düşüncesiyle üreticilere önerilmemiştir. Bunun sadece nimflerin ilk çıktığı devrede yoğun olarak bulunduğu bahçe kenarlarındaki çit bitkileri veya yabacı otlar üzerinde uygulanması önerilebilir.

Ricania simulans zararlısı ile mücadelede öncelikle kültürel mücadele yöntemlerinin uygulanması önerilmektedir. Ayrıca bölgenin diğer bölgelere göre kimyasal ilaç kullanımı bakımından temiz olması ve belirli bir zaman geçtikten sonra zararlının aleyhinde doğal dengenin kurulabileceğinden dolayı zararlı ile mücadelede kültürel önlemler tavsiye edilmektedir.

Zararlı kış dönemini bahçelerin kenarlarındaki bitkilerde yumurta döneminde geçirmesi nedeniyle bir sonraki yıl Mayıs ayına kadar nimflerin çıkışından önce zararlının bir yıl önceden yoğun olarak bulunduğu bahçelerin kenarlarındaki özellikle yumurta bıraktığı bitkiler (çit bitkileri, çalı formundaki bitkiler, böğürtlen, çok yıllık otsu bitkiler vb.) temizlenmeli ve kontrollü bir şekilde yakılmalıdır. Zararlıyla bulaşık alanlarda mekanik mücadele ile yumurta bırakılmış olan bitkilerin temizlenmesi zararlının yoğunluğunu azaltacaktır.

Haber Tarihi: 19.06.2019

BELEDİYE BAŞKANIMIZ
DAİRE BAŞKANIMIZ
MÜDÜRÜMÜZ
YAZARLARIMIZ
   
BU AY YAPILACAKLAR
Bahçe ekipmanlarının bakımı, temizlenmesi yeni sezona hazırlanması için uygun aydır.
Çimlerin üzerinde kuru yaprak bırakmayın.
Benjamin ve aşk merdiveni bitkilerinize sıvı besin verin.
Bitki diplerini kuru yosun ya da ağaç kabuklarıyla örtebilirsiniz.
Aralık ayı boyunca bahçede yapılacak işler yok denecek kadar azdır.
yağış olmayan günlerde süs ve meyve ağaçlarının budamasını yapılır.Budamadan sonra yaralar özel macun ile kapatılır.
Mevsim itibari ile kar yağışı olan bölgelerde bitkilerin üzerindeki karlar sürekli temizlenmeli soğuğa duyarlı bitkiler sarılmalıdır.
Çok yıllık bitkilerin kuru dallarını temizleyin.
Tırmanıcı bitkilerin düzensiz dallarını ve duvar çalılarının cam ve kapı çerçevelerine uzananları budayın. Hızlı tırmanıcıları budarken yeni dalların gelişmesi için yeterli yeri bırakın.