Ekrem ŞAHİN
Ziraat Mühendisi
ekrem.sahin@ibb.gov.tr
20.03.2013

ÇİÇEKLERİN BAŞ TACI ORKİDELER

İnsanoğlunu kendine hayran bırakan çiçeklerin başında gelir ORKİDELER. Bulunduğu ortamlara çok hoş kokular verirler. Kokularının insanları cezp edici özellikleri vardır. Hele çiçeklerindeki farklı renklerin uyumu, bir başka güzeldir. Hediye gönderildiği kişiye verdiği mesajlar bile farklıdır. Anneler için saflığı, gönderen için çok önemli olduğunu gösterir. Sevgililer için zarafet, sevgi ve güçlülüğü ifade eder. Bu yüzden orkideler narin, cazip güzellikte, egzotik görünüşlü çiçekleri ile bütün dünyada en kıymetli çiçeklerin başında yer alırlar ve yeryüzünün en çok sevilen çiçeğidirler.

Orkide renklerinin de ayrı anlamları vardır;

  • Beyaz orkideler masumiyet, güzellik ve zarafet anlamına gelir.
  • Pembe orkideler sevinç, mutluluk ve masumiyeti temsil eder.
  • Sarı orkideler dostluk ve yeni başlangıç ifade eder.
  • Mor orkideler hayranlık ve saygıyı sembolize eder.

Farklı renklere sahip orkideler

Orkideler Orchidaceae familyasına ait ve sanılanın aksine sadece tropik bölgelerde yetişmezler. Güney kutbu hariç bütün iklimlere yayılmış 20.000 den fazla orkide çeşidi mevcuttur. Günümüzde dünyada giderek önemi artan ve ticaret hacmi büyüyen orkide türlerinin başında Phalaenopsis’ler gelmektedir. Kök boğazından çıkan uzun sapların üzerindeki çekici çiçekleri ile her yerde tanınan ve minyatür çeşitleri de bulunan bir türdür. Çiçekleri iyi bir bakım ile uzun ömürlü olurlar ve bitki üzerinde 2 – 3 ay kalabilirler. İkinci sırada Cymbidium türünü sayabiliriz. Özellikle kesme çiçekte çok kullanılır. Çiçeklenmeleri Kasım – Nisan ayları arasında olur. Ayrıca eşsiz bir kokuya sahip olan Cattleya türü ile topraksız bir ortamda muhteşem görünen Vanda türünü de unutmamak gerekir.

Yaşadığımız yerin en güzel köşesine yerleştirmeyi düşündüğümüz orkideler bizden çok fazla ilgi ister. Satın aldığımız orkidenin uzun sapının üzerinde bol tomurcuk olmasına dikkat etmeliyiz. Bu tomurcuklarından hepsinin açmış olması değil birkaçının açmış olması idealdir. Orkideyi tomurcuklu satın alıp, yerleştirildiği yerde açması göze daha hoş gelir. Kış ayında alınmış olan orkidemizi eve getirene kadar soğuğa karşı muhafaza etmeliyiz. Satın alınıp evin bir köşesine yerleştirilen orkidemizi ilgi, alakadan, sevgiden ve en önemlisi ihtiyaçlarından yoksun bırakmamalıyız. Bu ihtiyaçlar zamanında saksının değişmesi, ihtiyacı kadar su ve gübre verilmesi, gerekli olduğunda budamasının yapılması ve istediği sıcaklık ile ışık ortamının sağlanması gerekir. Böylece uygun ortam sağlayarak orkidemizin çok fazla çiçek açmasını ve çiçeklerinin canlı, göz alıcı olmalarını sağlayabiliriz.

 

ORKİDELERDE SAKSI DEĞİŞİMİ

Bütün salon bitkilerinde olduğu gibi orkidelerde zamanı geldiğinde saksı değişimi yapılması gerekir. Ancak bitki sağlıklı görünüyorsa mümkün olduğu kadar saksı değiştirilmemelidir. Saksı değişimine karar verebilmek için bitkimizi iyi gözlemlemeliyiz. Genelde 3 – 4 yılda bir saksı değişimi yapılması gerekse de kesin bir kural değildir. Aynı saksı içerisinde sulamalar sonucu bitki toprağının tuzlanması, köklerin saksıdan dışarı çok fazla çıkması veya bitki köklerinde fazlaca çürümeler meydana gelmesi, saksının değişim zamanının geldiğini gösterir. Saksıdan birkaç kök çıkması önemli değildir. Orkidede sık sık saksı değiştirilmesinden kaçınılmalıdır. Değişim yapılacaksa bitkinin çiçeksiz dönemi tercih edilmelidir. Çiçeklenme sonrası en uygun dönemdir. Kullanılacak saksının alt delikleri fazla olmalıdır. Bu sayede sulamada kullanılan su iyi drene olur. Saksılar beyaz şeffaf olmalıdır. Şeffaf saksılarda, bitkinin köklerinin gözlenmesi ile köklerde çürümelerin olup olmadığı, saksı içerisinde herhangi bir zararlının bulunup bulunmadığı rahatlıkla izlenebilir. Ayrıca orkide kökleri, yaprakları gibi fotosentez yapar. Köklerin şeffaf saksıda güneş görmesi bitki gelişimi için önemlidir.

Orkide için normal toprak kullanılmaz. Sayıları hızla artan çiçekçilerde özel olarak hazırlanmış karışımlar tercih edilmelidir. Bu karışımlar ağaç kabuğu, yaprak çürüntüsü, yosun ve bitkisel kömürden hazırlanmış olmalıdır. Karışım kullanılmadan önce bir müddet suda bekletilmelidir. Bu sayede karışım suya doygun hale gelir. Daha sonra suyu süzülerek ince toprak parçalardan ayrılmış olur.


Şeffaf orkide saksısı ve orkide karışımı

 


Kökleri aşırı sulamada çürümüş, saksısının ve karışımı değişmesi gereken orkideler


ORKİDELERDE SULAMA

Orkidelerin sulanmasında şebeke suyu klorlu olduğundan, saf su ise gerekli mineralleri taşımadığından kullanılmamalıdır. Yağmurlu havalarda balkonda biriktirdiğimiz yağmur suyu ya da içme suyu kullanmalıyız. Kış aylarında kullanılacak sulama suyu oda sıcaklığında olmalıdır. Bitkilerin sulanması yapraklarına püskürme, su dolu bir kabın içerisine bitki saksısı daldırılarak veya saksıya su dökerek yapılmalıdır. Orkideler püskürtme ile sulanmayı severler ancak çiçeklerine su değmemelidir. Sulama sabahları yapılmalıdır çünkü akşamları yapılan sulamalarda bitkiler kurumaya fırsat bulamaz ve hastalanırlar.

Su dolu kova içerisine bitkimizin kök boğazına kadar daldırılır. Saksı karışımının tamamen ıslanması sağlanır. Bitkimiz çıkarılarak fazla suyun süzülmesi beklenir. Orkideler için İdeal bir sulama yöntemidir. Fakat bitkimiz hastalıklı ise bu suyu başka yerde kullanmak doğru olmaz. Hastalığın diğer bitkilere bulaşmasına neden olur. Saksıya su dökülerek yapılan sulamada ise karışımın tamamen ıslanması gerekir. Bu sulama yöntemlerinin kullanılması ile sulama tabağında kesinlikle su bırakılmamalıdır. Tabakta biriken fazla su orkidelerin köklerinin çürümesine ve dolayısıyla bitkilerin kurumasına sebep olurlar.


Ev ya da işyerimizdeki orkidelerin daldırılarak ya da yapraklarına sprey yapılarak sulanması


Orkidelerin ne zaman sulanması gerektiğine karar verebilmek için iyi bir gözlemci olmak gerekir. Parmaklarımızı saksı içerisine sokarak karışım nemli olup olmadığına bakılmalıdır. Karışım nemli değil ise orkidenin sulama zamanı gelmiştir. Orkide bitkisini suya ihtiyacı olduğunu anlamak için bir başka yöntem ise köklerine bakmaktır. Eğer kökleri beyaz renkte ise sulama gerekir. Bitki susuz kaldıkça kökler beyazlaşır. Sulama yapılan orkidelerin kökleri ise yeşil renktedir.

Yukarıdaki fotoğrafta orkide bitkisi 10 gün susuz bırakılmıştır. Bu süre zarfında gözlemlendiğinde özellikle köklerinin beyazladığı izlenmiştir. Orkide susuz kaldıkça köklerin beyazlaşmaya devam etmektedir. Aşağıdaki fotoğrafta ise aynı bitkiye su verildiğinde  köklerin 5 – 10 dakika içerisinde yeşil renge döndüğü görülmüştür. Köklerin bir miktar su depoladığını söyleyebiliriz.

 

Topraksız yetişen ve göz alıcı çiçekler açan Vanda orkidesi susuz yaşayamaz. Uzunca bir vazo içerisinde bulunan bu orkide sulamak için ayrı su dolu bir başka vazo veya kap içerisine sadece kökleri daldırılarak bir süre bekletilir. Daha sonra buradan alınarak fazla olan suyun süzülmesi beklenir. Süzülen sudan sonra aynı çam vazoya yerleştirilerek olması gereken yerine bırakılır.

 

Orkideler sulu değil nemli ortamları severler. Nemlendirme için iyi bir metot çakıllı bir tabak kullanmaktır. Tabağın alt tarafına çakıllar yerleştirilerek bitkimiz üzerine konulur. Ancak dikkat edilmesi gereken husus saksı alt tarafının su içerisinde bırakılmamalıdır.

ORKİDELERİN GÜBRE İHTİYACI

Orkidelerin gübrelenmesi gelişme dönemlerinde ve kış dönemlerinde farklı yapılmaktadır. Kış aylarında bitkiler genelde dinlenme dönemlerinde olduğundan dolayı fazlaca gübreleme istemez. Gelişme dönemlerinde gübrelemede ise eşit oranlarda azotlu, fosforlu ve potasyumlu gübreler kullanılması önerilir. Bitkiye granüllü gürelerin yanında sıvı gübreler ve son yıllarda yavaş salınımlı gübrelerde kullanılır. Sıvı gübreler sulama suyu ile beraber verilebilir. Yavaş salınımlı gübreler daha avantajlıdır. Bitki besin maddesini ihtiyacı kadar alır. Kısaca;

  • Azot bitkinin sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlar.
  • Fosfor ise bitkinin köklerinin sağlıklı büyümesine yardımcı olur.
  • Potasyum çiçeklerin büyük ve sağlıklı olmasını teşvik eder.

 

 

Yazarın Son Yazıları

BELEDİYE BAŞKANIMIZ
DAİRE BAŞKANIMIZ
MÜDÜRÜMÜZ
YAZARLARIMIZ
   
BU AY YAPILACAKLAR
Sonbahar gübrelemesi son haftadan itibaren verilmeye başlanır.
Çok önemli işlemlerden biride saksıların temizlenmesidir; bitki çıkartılıp, toprak boşaltılır içine yeni toprak konulmadan önce saksı iyice yıkanır ve mikroptan arındırılır.
Sonbahar hatta ilkbaharda dikilecek fidanların yerlerinin hazırlanması faydalı olur.
Sonbahar yağmurları ile toprak işleme tavına gelir, ekim dikim yapılmasa bile toprağın kışı işlenmiş olarak geçirmesi yararlı olur.
Çim alanların sonbahar bakımı,bu ay da başlanabilir.
Hastalık veya başka nedenlerle bozulan yerlerin ekme,yama,rulo yoluyla tamamlanması yapılabilir.
Yaz boyunca uzun kesilen çimler bu aydan itibaren kısa tutularak biçilmelidir.